Okuduğunuz bazı kitaplar ruhunuzda kalıcı izler bırakır. İçimizdeki Şeytan da iz bırakanlardandır.

Hepimizin içinde dünyayı karanlığa boyayabilecek şeytanlar yatar.  Kötülük dünyanın dönmeye başladığı ilk günden itibaren bizi sarıp sarmalamaya başlamıştır. Acı veren, hoşa gitmeyen deneyim, kötülüktür.  Yaşamlarımıza girip bize kalp kırıklığı desteleri bırakan insanlar da bu olağan kötüler.  Etrafınıza baktığınızda gördüğünüz,inanamadığınız kötülükleri yaptıran da bu doğal şeytandır.  Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan romanında  "Fakat içimizde, bizim 'ahlak' tarafımızda hiçbir şekilde münasebete geçmeyerek hadiseleri muhakeme eden, neticeler çıkaran ve tedbirler alan bir 'hesabi'tarafımız vardı ve lafta değilse bile fiilde daima o galip çıkıyor ve onun dediği oluyordu." cümlesiyle bu durumu en açık şekilde ifade eder.Aslında bazı taraflarımız daimi olarak planlarla, çıkarlarla, saf acıyla uğraşıyor. Ve bu uğraş genellikle bizim bilinç dışımızda gerçekleşiyor.Şeytanıyla daha haşır neşir olanlarsa bu gemiyi yürütüyor. Etrafımızda daha iyi konumda olanlar, tutunanlar, kaybetmeyenlerin genelde de içindeki şeytanla haşır neşir olan insanlar olmasının sebebi de budur. Tutunanlar, en çok da kendi içindeki şeytana tutunuyor. Şeytan asla kaybetmez. Çünkü hesabi tarafımız her zaman planlarla kendini korumaya alır ve diğer taraflar yaşamına yavan devam eder.

Umut her zaman şeytana engel olma çabasındadır. Hatta yine bir Sabahattin Ali alıntısı kullanarak  “Acaba kafamı bir çalı süpürgesiyle temizlemek mümkün müdür?.. Yalnız temiz şeyler kalsın… Fakat süpürge çöplerinden başka bir şey kalmamasından korkarım…” bu karmaşayı belirtmek isterim. Aslında kimse tam anlamıyla mutlu değil. Ne içindeki şeytanın hakimiyet kurmasına tamamen izin verenler nede bu cümledeki gibi kafasını şeytandan kurtarmaya çalışanlar... Bu mütemadiyen süren bir karmaşa. Şeytanın hakimiyetine izin verenlerin güçlü olduğu ve kaybetmediği malumatımızdır. Ama bir şekilde onların da mutluluğa ulaşamadığı da aşikar. Bir şekilde yaşamın sürüp gittiği de bariz. Sadece araya sıkışmışlık hissinin karmaşasından kurtulmanın da mümkünatı da yok. Ama en azından, kimsenin kalp kırıklığı olmadan yaşamak mümkün. Yaşamı bir şey getirmedi ama götürenlerden değil denilir hiç değilse. Yani kimseye gelecek kırıklıklarının acısını önden yaşatmamak gerek. Belki de hala, içimizde her zaman kötülük planlayan şeytanlarımıza rağmen temiz kalmak mümkündür. 

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları